16 Ağustos 2009 Pazar

Ace Combat X - Skies of Deception













Bir süredir PSP'imdeki Pes09 hükümdarlığını bitiren bir oyundan bahsetmek istiyorum. "Ace Combat X". Sürükleyici ve tutarlı bir senaryo üzerine harika bir oyun oturtmuş Namco Bandai.

Oyunu yüklediğim zaman aslında çok ümitli değildim. Biraz inceler sonra arşive kaldırırım diyordum. Ama öyle olmadı. öyle bir sardı ki şu anda "Gryphus-1" nickname'ine o kadar alıştım ki, yolda seslenseniz bakabilirim.

Oyunda saldırgan bir ülke olan Leasath ordularına karşı savaşan Aurelia pilotunu oynuyoruz. Elimizde kalan son bir kaç üs ile destan yaratmamızı bekleyen oyun, bize gazı öyle bir veriyor ki, gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar misali olmayacak işlere, olmayacak kahramanlıklara imza atıyoruz.

Oyuna hepimizin bildigi modifiye birF-4 (nam-ı diğer Fantom) ile başlıyoruz. Oyun ilerledikçe görevlerden aldığımız puanlar ile F-22, F-16 Falcon,F-14 Tomcat, A-10, SU-22 vb.. pek çok uçak ile hava-hava, hava-yer görevlerini icraa ediyoruz.

Simulasyon severlerin pekk hoşlanmayacağı kadar "shoot'em up"a yakın diyebiliriz Ace Combat X için. ancak Namco bir oyundan en çok beklenen şeyi size sunuyor, zevk. Elinizde füze kalmayınca makinalı ile jet avlamak ne kadar mantıklı bilinmez ( aynı zamanda zor) ama öyle bir noktaya geliyorsunuz ki, bu hareketi yapıyorsunuz.

Tüm oyun 15 bölümden oluşuyor. Bölümler 3-4 parçadan oluşuyor ve her bir parça nerden baksanız ortalama 10 dakikanızı rahatlıkla alıyor. (öldüğünüz bölümleri saymıyorum, çünkü ölünce ara bölüme baştan başlıyorsunuz).




Kesinlikle çok keyifli ve eğlenceli. Multiplayer kısmına bakmak henüz kısmet olmadı ama olunca bu konuda bilgi veririm.

Oyun ile ilgili bir de video var aşağıda:

26 Nisan 2009 Pazar

Resistance retribution


Şu zamana kadar Playstation türevlerinde 3rd person shooter'lardan uzak durmuştum. Ben WASD tuşları ile takılan bir PC oyuncusu idim her şeye rağmen. ama işte hayat yine bana alışkanlıkların ne kadar belirleyici olduğunu gösterdi. Geçenlerde elime geçen "Resistance:Retribution"'ı kurduğumdan beri oynuyorum. Saatlerimi yedi, o silah senin bu silah benim Chimera isimli uzaylılara envai çeşit mermi sallayarak zaman geçiriyorum. Senaryo güzel, sadece "beynine kurşun dökmek" dışında mevzu içinde sizi gezdiren bir oyun olmuş. Oynanabilirlik de güzel, hele ki benim gibi analog joystick ile 3rd person shooter oynama özürlüsüne bile bu kadar keyif verdiği düşünülür ise...

James Grayson isimli bir askeri canlandırıyorsunuz. tam 3rd person shooter karakteri olmuş, sert, güçlü, esprili. Mevzuya yönelik karakteri sayesinde hikaye içinde sonuca giderken birden kendinizi Grayson gibi hissedebiliyorsunuz. Oyun'u bırakıp normal hayata döndüğünüz durumlar biraz keyifsiz oluyor tabii. sonuçta canınızı sıkan kişi/olaylara el bombası atma durumunuz olmadığı için "gidip biraz chimera ciğeri sökeyim" diyorsunuz.

Oyun'un motoru da gayet başarılı. Ben öyle ensemin duvarın içinde kaldığı veya vuracağım düşmanın duvarın köşesinden geçmiş kolunu görmedim hiç. Ayrıca oyunun kendi içindeki tutarlılığı ( saklanacak bir yer buldum diye düşündüğünüzde gerçekten saklanabilmeniz mesela) çok başarılı. sadece öyle gözüktüğü için değil öyle olduğu için modellenmiş tüm mekanlar.

sonuç olarak PES09'da ki become a legend moduna ara verdim resmen bu oyun yüzünden. daha
Oyunu bir de video olarak görmek isteyenler için review :

18 Ocak 2009 Pazar

God Of War - Naaptiniz kardesim


Ne guzel PES09 "Become a legend" takılıyordum ki, "God Of War, Chains of Olympos"'u cektim bir ara. oy oy oy, meğer ben ne kadar elalemin gırtlağını kafasından ayırıp, böğrüne kılıç sokma meraklısı imişim. hayret ettim kendime desem yalan olmaz. Yalan olan şey PES09 oldu. 

Oyuna bir başlayıp hiç bırakamıyorsunuz. Oyun senaryosu ile beraber geliştirdiğiniz güçlerinizle, kontrollerin kolaylığı ve düşmanlarınızın böğründen çıkan kanlar ile  beraber "hieeeyt, havada uçan karada kaçan, var mı bana yan bakan" anırtısı ile gezeceksiniz elinizde GOW olduğu sürece. 

Şerefsiz karaktersiz Olimpos tanrılarının hizmetkarı olarak çekilmez bir hayata sahip Kratos'u canlanırıyoruz ve senaryonun bizi götürdüğü yere doğru gidiyoruz. bu arada öldürdüğümüz canlı-cansız yaratıklar bize iyi zaman geçirtmek için ellerinden geleni yapıyor diyebiliriz. 

Genel olarak bir devam oyun'u niteliğindeki "God of War:Chains of Olympos" bizi 3.cüsü çekilse de çeksek oynasak dedirtiyor. 

Oyunun konusuna fazla girmeyeceğim çünkü hikaye Antik yunan Edebiyatına cuk diye oturmuş ve oynadıkça görmenin keyfi bir başka oluyor. 

bu oyunu nerden bulurum diyenler için "hako" isimli zat-ı muhterem'in HakoPsp sitesini önermeden edemeyeceğim. God Of War'u indirip oynamak isteyenler ise buraya tıklayabilir.


3 Ocak 2009 Cumartesi

Super Stardust


Yıllarını shoot'em-up oyunlara vermiş biri olarak, onume geleni cazır cuzur yok ettiğim, upgrade'ler ile gelişip level sonu canavarı ile kozlarımı paylaştığım shoot'em-up mevzusunu çok severim. Psp'me de boylesi bir oyun yakışırdı. "Rtype", "Astroids", "Uridium","galaga" falan internette aranırken "Super stardust" ile karşılaştım. hemen indiriverdim zaten. 71,1 Mb'lik bir .cso olarak bulunabiliyor.

Oyun ortaligi sarmış olan kaya, buz, karaktersiz uzay gemileri, mayınlar, envai-çeşit "sana çullanmadan vur beni, yoksa olay çıkar" yaklaşımında partikül ile uğraşıyorsunuz. ana amaç ilgili level'da bulunan şeyleri vurmak, level sonunda ortaya çıkan decoy'u patlatmak. Bu decoy'u patlattığınızda herşey yok edildiği için, decoy'u gördüğünüzde etraftaki diğer şeyleri bırakıp bunu yoketmek daha mantıklı çünki levellardda zaman sınırı var.

Gemimizin üç tane silahı var;

- "Rock crusher" biraz yavaş ama yayılım gösteren yeşil lazercikler. bunları kısa zamanda çok açılarak çevreyi temizlemeye yarıyor. özellikle kayaları ve mayınları yoketmekte başarılı. ancak çok hızlı olmadıkları için buzlara karşı çok tavsiye etmiyorum.
-"Cold melter". uzun bir lazer kırbacı olarak düşünebiliriz. kullanması zor. ama büyük kayalara karşı çok etkili. dokunduğu sürece damage yazıyor olması koca kayaları yok edivermekte çok yararlı. sağ-yukari-asagi tuslarina ayni anda basarsanız çevrenizde dönen laserden bir kalkan görevi görüyor. özellikle çevreniz ufak mayınlarla çevrelendiğinde çok yararlı oluyor. hem kaçıyor hem yokediyorsunuz.
-"Ice splitter": ilk baslarda etkisiz gibi gelen hizli lazer parcalari. %50den sonra özellikle buzlari kelimenin tam anlami ile "split" ediyor. lazer parçacıkları "rock crusher"dan hizli oldugu icin birden fazla vurulması gereken hedefleri daha kısa zamanda yok edebilirsiniz.

Etrafınızdakileri vurdukça 3 çeşit bonus düşecek.
-Beyaz renktekiler: Puan bonusu.
-Yesil Rock Crusher: aldıkça Rock Crusher silahının gücü artacak.
-Kırmızı Cold Melter:aldıkça Cold Meter silahının gücü artacak.
-Mavi Ice Splitter:aldıkça Ice Splitter silahının gücü artacak.
-Sari Bomb: aldıkça ekstra bomba verir.
-Mor Shield: aldıkça çevrenizdeki kalkan gelişir.

"Select" tuşu ile silahlar arası geçiş yapabiliyorunuz. "yukarı ok","aşağı ok" da aynı işi görmekte. çevrenizdekilerin cinsine uygun silah kullanmak önemli.

bunun haricinde geminin ana kontrolleri stick ile yapılıyor. sabit durmamak çok önemli. oynayınca anlarsınız. silahlari ateslemek icin ise "kare,carpi,ucgen,yuvarlak" tuslarini kullanacaksiniz. her tus bulundugu yöne ateş ediyor. böylece sağa kaçarken, sol üste ateş edebilir, birden arkanıza ateş edip takip edeni doğduğuna pişman edebilirsiniz.

Sol üst tuşu ile gemiyi "boost" moduna geçirebilir, etrafınız kalabalıktaştığında birden "uzayabilirsiniz". boost gücü sol allttaki kutudan takip edilebilir. her boost'tan sonra dolmasını beklemek lazim.
Sağ üst tuşu ile eğer var ise etrafa bomba atabilirsiniz. Ortam minik binlerce mayin ile dolduğunda çok işe yarıyor. Ekranın sol üstündeki karelerden o sirada kaç bombanız olduğunu görebilirsiniz. iyi harcayın derim.

Oyunda üst leveller "level canavar"ini yok ettikçe açılıyor.

Çok hızlı bir oyun, devamli hareket içinde olmanız lazim. az zamanda çok eğlence verebiliyor. hastasıyım...

Dogumgünü hediyesi


Uzun zamandır eve Ps3 alasım vardı. Ancak geçmiş tecrübeler ile sabitlenmiş olan "evi mahvetme eğilimindeki yaşını başını almış adamlar" ortalığı dağıttığı, etrafı alkol ve dağınıklık içinde bıraktığı için ne yazık ki bu emelime ulaşamıyordum. Taa ki doğumgünüme kadar.

Doğumgünü armağanı olarak gelen PsP'im sayesinde mekan ve zaman sınırlamalarından kurtuldum artık. "Pes2009" maclari, "stardust" ile shoot-em up'ta son noktalar, "god of war" ile "allah yarattı demeden tekme tokat canavar dövmek" gibi daha bir sürü aktiviteye zamanım açıldı...

Cocukken ilk gamewatch'umu hatirliyorum. kirmizi bir kasasi vardi. 2 ayri level'i vardi. gemiyi saldirilara karsi koruyan bir robottun. gemi vurulursa cikip tamir ediyordun. sonra "aynalı" tabir edilen game watch'lari gorunce "vay anasını" demistim. ama o zamanlar elime PSP tutuştursalar idi "bilimkurgu" gibi gelirdi. olay almış başını gitmiş.

Bu blogda Psp ile ilgili bilgiler, beğendiğim oyunları tanıtmayı falan düşünüyorum. Bakarsınız buradan gördükleriniz ile sizde alırsınız bir PsP.

Haydi bakalim...